Yayımlanma: · Güncelleme:

Le Pen ve Bardella'dan Rusya'ya karşı ortak kınama: 'Rusya, Fransa'nın politikasını dikte edemez'

Fransa'da aşırı sağcı Ulusal Birlik (Rassemblement National) partisi liderleri Marine Le Pen ve Jordan Bardella, 19 Eylül'de yayımladıkları ortak açıklamada Rusya'nın düşmanca eylemlerini kınadı. Açıklamada Moskova'nın Fransa'nın politikasını 'doğrudan ya da dolaylı olarak dikte edemeyeceği', Rusya'nın Ukrayna'daki askeri hedeflerine ulaşmasına yardım edilmeyeceği ve Rusya'da faaliyet gösteren Avrupa şirketlerinin varlıklarının devlet kontrolüne alınmasının 'düşmanca bir eylem' olduğu belirtildi.

Öne çıkanlar

  • 19 Eylül Cumartesi günü Marine Le Pen ve Jordan Bardella, Fransa'nın Ulusal Birlik partisi adına Rusya'ya yönelik ortak bir açıklama yayımladı.
  • Le Pen ve Bardella, Rusya'nın Fransa'nın politikasını yıldırma, tehdit, istikrarsızlaştırma veya psikolojik baskı yoluyla dikte edemeyeceğini belirtti.
  • Açıklamada, hiçbir provokasyonun Fransa'yı Rusya'nın Ukrayna'daki askeri hedeflerine katkıda bulunmaya zorlayamayacağı vurgulandı.
  • Rusya'nın Nestlé ve Auchan da dahil olmak üzere Rusya'da faaliyet gösteren Avrupa şirketlerinin varlıklarını devlet kontrolüne alma kararı 'düşmanca bir eylem' olarak kınandı.
  • Fransa'da Ukrayna'ya verilecek mali desteğin düzeyi ve koşullarına ilişkin demokratik tartışmanın meşru olduğu, ancak yabancı baskının meşru olmadığı kaydedildi.
  • 18 Eylül Cuma günü Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hükümete Rusya'nın hibrit saldırılarına karşı kritik altyapıyı koruma planı hazırlama talimatı verdi.

Neden önemli

Açıklama, Rusya'ya karşı daha önce 'yumuşak' tavırlarıyla eleştirilen bir partiden gelen sert bir duruş niteliği taşıyor; parti Rusya'ya karşı hibrit tehditlere karşı somut önlemleri desteklediğini ve Rusya'nın Ukrayna'daki askeri hedeflerine katkıda bulunmayacağını açıkça ortaya koyuyor. Açıklama, Macron'un kritik altyapıyı koruma planı ve Avrupa genelinde Rusya'nın hibrit operasyonlarına dair artan endişelerin yaşandığı bir dönemde, Elysee Sarayı'ndaki brifingin hemen ardından geldi. Le Pen'in 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde anketlerde önde, Bardella'nın olası bir başbakan adayı olduğu bir süreçte, bu açıklama hem Ukrayna'ya desteğin koşulları hem de Moskova ile ilişkiler açısından belirleyici olabilir.

Ne oldu

19 Eylül Cumartesi günü Fransa'nın aşırı sağcı Ulusal Birlik partisi liderleri Marine Le Pen ve Jordan Bardella, Rusya'ya yönelik ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Rusya'nın Fransa'nın politikasını 'yıldırma, tehdit, istikrarsızlaştırma ya da psikolojik baskı' yoluyla dikte edemeyeceği kaydedildi. Hiçbir provokasyon, gizli operasyon veya istikrarsızlaştırma eyleminin Fransa'yı Rusya'nın Ukrayna'daki askeri hedeflerine ulaşmasına yardım etmeye zorlayamayacağı belirtildi.

Le Pen ve Bardella, Ukrayna'ya sağlanacak desteğin düzeyi ve koşullarına ilişkin demokratik tartışmanın meşru olduğunu, ancak yabancı baskının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Rusya'da hâlâ faaliyet gösteren Avrupa şirketlerinin — açıkça Nestlé ve Auchan — varlıklarının devlet kontrolüne alınması 'düşmanca bir eylem' ve şirketlerin çıkarlarını doğrudan zedeleyen bir adım olarak kınandı. İkili, Fransa'nın stratejik altyapısının güvenliğinin güçlendirilmesine yönelik önlemleri desteklediklerini ve ülke topraklarında altyapıya, stratejik çıkarlara ya da vatandaşlara yönelik hiçbir düşmanca eylemin cezasız kalmaması gerektiğini ifade etti.

Bu açıklama, 18 Eylül'de Elysee Sarayı'nda düzenlenen ve Bardella'nın katıldığı, Fransa'nın karşı karşıya olduğu jeopolitik krizlere ilişkin siyasi güçlerin bilgilendirildiği toplantının ertesi günü geldi. Aynı günlerde, Rusya'nın 17 Eylül'de Auchan, Leroy Merlin ve Nestlé'nin Rusya'daki varlıklarını fiilen kamulaştırdığı, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un da Rusya'nın hibrit saldırılarına karşı kritik altyapıyı koruma planı hazırlanması talimatı verdiği bildirildi. Ukrayna ile ilgili olarak açıklama, birkaç gün önce Le Pen'in Fransa'nın Ukrayna'ya eski düzeyde mali destek veremeyeceğini açıklamasıyla bağlam kazanıyor; partinin konumu bu şekilde 'düşmanca' olmaktan çıkarılıyor.

Ukrayna kaynakları olayı nasıl aktarıyor

Ukrayna medyası, açıklamayı 'Rusya'ya yönelik sert bir kınama' olarak çerçeveledi ve Rusya'nın Fransız ve Avrupalı şirketlere yönelik düşmanca adımları ile hibrit tehditleri tetikleyici unsur olarak öne çıkardı. Ukrayna ile bağlantı özellikle vurgulandı: Le Pen ve Bardella'nın 'Fransa'nın Rusya'nın Ukrayna'daki askeri hedeflerine katkıda bulunmaya zorlanamayacağı' taahhüdü, Ukrayna'ya desteğin düzeyi ve koşullarına ilişkin iç tartışma talebiyle birlikte sunuldu. Ukrayna kaynakları, 2014'teki Moskova bankası kredisi ve 2017'de Le Pen'in Putin ile Moskova'daki görüşmesini, partinin Rusya'ya yönelik bu kınamanın neden dikkat çekici sayıldığını açıklayan tarihsel bağlam olarak aktardı. Ayrıca Le Pen'in kısa süre önce Fransa'nın Ukrayna'ya mali desteğini sürdüremeyeceğine ilişkin açıklamaları da sıkça hatırlatıldı.

Haberlerin ayrıştığı noktalar

Ukraynalı kaynaklar arasında Le Pen'in 2025'teki mahkumiyetinin sonucu konusunda farklı bilgiler yer alıyor: bazı haberler 31 Mart 2025 tarihli kararla beş yıl süreyle kamu görevinden men edildiğini ve 2027 cumhurbaşkanlığı seçimlerinden fiilen men edildiğini aktarırken, bir kaynak temyiz mahkemesinin mahkumiyeti onayladığını ancak seçimlere girme hakkının korunduğunu belirtiyor.

Arka plan

Le Pen ve Bardella'nın açıklaması, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un 18 Eylül'de Rusya'nın hibrit saldırılarına karşı kritik altyapıyı koruma planı hazırlanması talimatı verdiği bir dönemde geldi. Le Pen, 16 Eylül'de Fransa'nın Ukrayna'ya yönelik mali desteğini sürdüremeyeceğini, ancak Ukraynalı askerleri eğitmeye ve donatmaya devam edebileceğini söylemişti. Bardella daha önce Fransa'nın yüksek kamu borcu ve bütçe açığına dikkat çekerek, Ukrayna'ya sağlanan askeri ve mali yardım karşılığında Fransa'nın ekonomik geri dönüş alması gerektiğini, bunun için de ABD'nin Ukrayna ile imzaladığı 'mineraller anlaşması'nı örnek göstermişti. Polonya Başbakanı Donald Tusk, istihbarat verilerinin Ukrayna'yı destekleyen ülkelere yönelik Rusya'nın 'hibrit saldırı planları' olduğunu gösterdiğini söyledi; Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de AB'nin NATO Antlaşması'nın 4. maddesini tamamlayıcı yeni bir güvenlik stratejisi sunmayı planladığını belirtti. Kiel Enstitüsü'nün Ukraine Support Tracker verilerine göre, Fransa tam kapsamlı işgalin başlangıcından bu yana Ukrayna'ya 26,2 milyar avro destek sağladı; bunun 7,9 milyar avrosu doğrudan ikili destek, 18,3 milyar avrosu ise AB düzeyindeki katkı olarak kaydedildi.