Kallas: ABD müzakerecileri bir buçuk yıldır Ukrayna'yı Putin'in şartlarıyla teslim olmaya zorluyor
AB dış politika şefi Kaja Kallas, ABD'li müzakerecilerin bir buçuk yıldır Ukrayna'yı Vladimir Putin'in şartlarıyla teslim olmaya itmeye çalıştığını öne sürdü. Kallas, Ukrayna'nın bunu yapmamasını Avrupa'nın desteğine bağladı ve AB dışişleri bakanlarına şubat 2026'da yapılacak barış görüşmelerine katılım için "gerçekten maksimalist bir plan" sundu.
Öne çıkanlar
- Kaja Kallas, ABD'li müzakerecilerin bir buçuk yıldır Ukrayna'yı Putin'in şartlarıyla teslim olmaya zorlamaya çalıştığını söyledi
- Kallas, Ukrayna'nın teslim olmamasını Avrupa'nın desteğiyle açıkladı
- Kallas, AB dışişleri bakanlarına şubat 2026 görüşmeleri için "maksimalist" bir katılım planı sundu
- Kallas, yaptırım kararlarının AB'nin yetkisinde olduğunu ve bu nedenle Avrupa'nın müzakere masasında bulunması gerektiğini söyledi
- Kallas, AB'nin Rusya'ya kendi taleplerini sunması gerektiğini, böylece barışın yalnızca başlamak değil, kalıcı ve adil olacağını belirtti
- Volodimir Zelenskiy daha önce ABD'yi Kyiv'i teslim olmaya zorlamakla suçlamıştı
- 20 Ekim'de Oslo'da Trump'ın özel temsilcileri, Zelenskiy, Norveç ve Finlandiya liderleri ile İngiltere, Fransa, Almanya, Polonya, AB ve NATO temsilcilerinin katılımıyla görüşmeler yapılması planlanıyordu
Neden önemli
Kallas'ın açıklamaları, savaşın nasıl sona ereceği ve şartlarını kimin belirleyeceği konusunda Batı ittifakı içinde keskin bir kamuoyu ayrılığına yol açıyor. Ukrayna'nın teslim olmasını engelleyen aktör olarak ABD yerine Avrupa'yı ön plana çıkarması, alışılmadık bir çerçeveleme. AB'nin barış sürecinde destekçi taraftan müzakere tarafına geçmesi gerektiğini savunması, bloğun diplomatik gündemini değiştirecek nitelikte. Zelenskiy'nin daha önce aynı suçlamayı dile getirmiş olması, eleştirinin koordineli olduğunu düşündürüyor.
Ne oldu
AB dış politika şefi Kaja Kallas, AB dışişleri bakanlarına hitaben yaptığı konuşmada ABD'li müzakerecilerin bir buçuk yıldır Ukrayna'yı Vladimir Putin'in şartlarıyla teslim olmaya ittiğini öne sürdü. Kallas, Ukrayna'nın bunu yapmamasının nedenini Avrupa'nın desteği olarak açıkladı. Şubat 2026'da yapılacak barış görüşmelerine katılım için bakanlara "gerçekten maksimalist bir plan" sunduğunu belirtti. Kallas, yaptırımların kaldırılması kararının AB'nin yetkisinde olduğunu ve bu nedenle Avrupa'nın müzakere masasında bulunması gerektiğini söyledi. AB'nin barışın yalnızca başlamak değil, kalıcı ve adil olması için Rusya'ya kendi taleplerini sunması gerektiğini ifade etti. Kallas ayrıca Rusya'nın müzakerelerde özellikle yaptırımların kaldırılmasıyla ilgilendiğini kaydetti. Bu açıklamalar, Volodimir Zelenskiy'nin daha önce ABD'yi Kyiv'i teslim olmaya zorlamakla suçlamasıyla örtüşüyor. Aynı gün Oslo'da Trump'ın özel temsilcileri, Zelenskiy, Norveç ve Finlandiya liderleri ile İngiltere, Fransa, Almanya, Polonya, AB ve NATO temsilcilerinin katılımıyla görüşmeler yapılması planlanıyordu.
Ukrayna kaynakları olayı nasıl aktarıyor
Ukrayna kaynaklı haber, Kallas'ın Washington'u bir buçuk yıldır Ukrayna'yı teslimiyete zorlamakla suçlayan açıklamasını ön plana çıkarıyor. Bu, Zelenskiy'nin bizzat kullandığı bir çerçevelemeyle örtüşüyor. Haber, Ukrayna'nın teslim olmasını engelleyen ve şimdi diplomatik gündemi yönlendirmesi gereken aktör olarak AB'yi öne çıkarıyor; anlatı ABD'ye karşı eleştirel, Avrupa'nın devreye girmesinden yana bir tutum taşıyor.
Arka plan
Kallas, AB dışişleri bakanlarına hitaben konuştuğu toplantıda, şubat 2026 görüşmelerine katılım planını sunmuştu. Kallas, müzakerelerde Rusya'nın açıkça dile getirdiği çıkarlardan birinin yaptırımların kaldırılması olduğunu kaydetti. Trump'ın özel temsilcileri, Zelenskiy, Norveç ve Finlandiya liderleri ile İngiltere, Fransa, Almanya, Polonya, AB ve NATO temsilcilerinin katılımıyla 20 Ekim'de Oslo'da görüşmeler yapılması planlanıyordu.