Trump yönetimi, savaş bitmeden Rusya ile ekonomik anlaşmaları değerlendiriyor
The New York Times'ın haberine göre Trump yönetimi, Ukrayna'daki savaş sona ermeden önce Rusya ile ayrı ekonomik ve ticari anlaşmalar yapmayı değerlendiriyor. Aynı dönemde ABD Temsilciler Meclisi, Rusya'ya yönelik kapsamlı yaptırım tasarısını onayladı; Trump tasarıyı imzalayacağını açıkladı. ABD'nin özel elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner, 5 Eylül'de Moskova'da Putin ile, 6 Eylül'de ise Kiev'de Zelensky ile görüştü. Yönetim içinde ortak bir pozisyon yok; bazı yetkililer ekonomik teşviklerin Washington'un Kremlin üzerindeki baskı gücünü azaltabileceği uyarısında bulunuyor.
Öne çıkanlar
- Trump yönetimi, savaş bitmeden önce Rusya ile ayrı ekonomik ve ticari anlaşmalar yapılmasını değerlendiriyor (NYT).
- ABD, kapsamlı bir ateşkes anlaşmasına varılıp varılmayacağından bağımsız olarak Moskova ile ayrı düzenlemeler peşinde olabilir.
- Potansiyel işbirliği alanları arasında enerji, yatırımlar, nadir toprak metalleri, alüminyum, Arktik projeleri ve Rus doğalgazının ABD şirketleri aracılığıyla Avrupa'ya satışı sayılıyor.
- ABD Temsilciler Meclisi, geç senatör Lindsey Graham'ın adını taşıyan "cehennem yaptırımları" tasarısını onayladı; Rus petrolü veya gazı alan ülkelere yüzde 100'e kadar tarife ve Rus yetkililere, iş insanlarına ve mali kuruluşlara yaptırım yetkisi veriyor. Trump tasarıyı imzalayacağını söyledi.
- 5 Eylül'de Kremlin'de Putin ile görüşen Witkoff ve Kushner'a Putin, Rus güçlerinin birkaç ay içinde tüm Donbas'ı ele geçireceğini ve Ukrayna enerji altyapısına hazırlık yapıldığını söyledi; Kushner, Putin'in bir yıl önce de aynı şeyi söylediğini hatırlattı. 6 Eylül'de iki elçi Kiev'e geçip Zelensky ile görüştü.
- ABD yönetiminde ortak bir pozisyon yok; bazı yetkililer ekonomik teşviklerin Washington'un Kremlin üzerindeki baskısını zayıflatabileceği görüşünde.
- Ana engel toprak meselesi: Putin Moskova'nın kendi saydığı Ukrayna toprakları üzerinde Rus kontrolü kurulmasını isterken Ukrayna birliklerini bu bölgelerden çekmeyi reddediyor.
Neden önemli
ABD'nin savaş bitmeden Moskova'ya ekonomik teşlifler sunma yönündeki olası yön değişikliği, Trump'ın geçen yıl Alaska öncesinde verdiği "savaş çözülmeden Rusya ile iş yapılmayacak" sözünden belirgin bir kopuşa işaret ediyor. Yönetim içindeki bölünme — bazı yetkililerin ekonomik teşviklerin Washington'un Kremlin üzerindeki baskısını zayıflatabileceği uyarısı — bu politikanın henüz yerleşmediğini gösteriyor. Aynı zamanda Kongre'nin onayladığı ve Trump'ın imzalayacağını söylediği kapsamlı yaptırım tasarısı, "havuç ve sopa" stratejisinin iki ucunu aynı anda canlı tutuyor. Toprak meselesi çözülmediği için Ukrayna, olası bir Zelensky-Trump görüşmesinden enerji ve deniz saldırılarının durdurulması gibi somut koruyucu sonuçlar almaya çalışıyor.
Ne oldu
The New York Times, yönetim içindeki görüşmelere aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde Trump yönetiminin Ukrayna'daki savaş sona ermeden Rusya ile ayrı ekonomik ve ticari anlaşmalar yapmayı değerlendirdiğini yazdı. Habere göre Washington, kapsamlı bir ateşkes sağlanıp sağlanmadığına bakmaksızın Moskova ile ayrı düzenlemelere gidebilir; olası işbirliği alanları arasında enerji, yatırımlar, nadir toprak metalleri, alüminyum, Arktik projeleri ve Rus doğalgazının Avrupa'ya satışı sayılıyor. Yönetim içinde bu yaklaşıma ilişkin ortak bir pozisyon yok; bazı yetkililer ekonomik teşviklerin baskı gücünü zayıflatabileceğini savunuyor.
ABD'nin özel elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner 5 Eylül'de Moskova'da Kremlin'de Vladimir Putin ile görüştü. Putin'in bu toplantıda Rus güçlerinin birkaç ay içinde tüm Donbas'ı ele geçireceğini ve Ukrayna enerji altyapısına saldırılar hazırlığında olduğunu söylediği aktarıldı; Kushner, Putin'in bir yıl önce aynı şeyi söylediğini hatırlatarak itiraz etti. Kremlin dış politika danışmanı Yuri Uşakov, toplantı sonrasında ekonomik konuların ve olası büyük Rus-Amerikan projelerinin "ayrıntılı şekilde" ele alındığını belirtti. İki elçi 6 Eylül'de Kiev'e geçerek Volodymyr Zelensky ile görüştü.
Elçilerin dönüşünün ardından Trump 8 Eylül'de Putin ile telefonda görüştü ancak Zelensky'yi aramadı; 9 Eylül'de "harika bir görüşme"nin ardından Putin'in barış anlaşmasına hazır olduğunu ve Zelensky'nin de anlaşmaya razı olmasını umut ettiğini söyledi.
Temsilciler Meclisi aynı hafta, merhum senatör Lindsey Graham'ın adını taşıyan ve Rusya'nın enerji sektörünü hedef alan yaptırım tasarısını onayladı. Tasarı, başkana Rus petrolü veya gazı alan ülkelere yüzde 100'e kadar tarife uygulama, Rus yetkililere, iş insanlarına ve mali kuruluşlara yaptırım uygulama yetkisi veriyor. Trump tasarıyı imzalayacağını açıkladı.
Bu arada ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu (DFC), Ukrayna'da Vodafone Ukraine'ın kritik telekomünikasyon altyapısının modernize edilmesini ve toplam 200 MW / 400 MWh kapasiteli, altı sahada kurulacak enerji depolama sistemleri portföyünü finanse edecek. Ukrayna Ekonomi ve Çevre Bakanlığı, söz konusu tesislerin 600 bin haneye iki saat elektrik sağlayabileceğini tahmin ediyor.
Ukrayna kaynakları olayı nasıl aktarıyor
Ukrayna medyası bu yaklaşımı, Trump'ın geçen yıl verdiği "savaş çözülmeden Rusya ile anlaşma yapılmayacak" sözünden belirgin bir kopuş olarak çerçeveliyor; bazı yayınlar bunu doğrudan "yumuşama" (appeasement) olarak nitelendiriyor. Ukraynalı yorumcular Putin'in toprak talebini kırmızı çizgi olarak öne çıkarırken, eski Kiev Büyükelçisi Valeriy Chaly üçlü liderler zirvesini gerçekçi bulmadığını ve Rusların Zelensky ile ancak teslimiyeti kabul etmek için görüşmek istediğini söylüyor. Dışişleri Bakanı Andriy Sybiha, BM Genel Kurulu sırasında yapılması beklenen Zelensky-Trump görüşmesinden enerji ve deniz saldırılarının durdurulması gibi somut koruyucu sonuçlar bekliyor. Ukrayna kaynakları ayrıca DFC'nin Vodafone Ukraine ve enerji depolama için ayırdığı finansmanı, tartışmalı Rusya-anlaşması hattından bağımsız, destekleyici bir ABD katkısı olarak sunuyor.
Uluslararası kaynaklar olayı nasıl aktarıyor
The New York Times'a dayanan uluslararası çerçeve, Trump yönetimi içindeki politika tartışmalarını ve yaptırım baskısının yanında ekonomik teşviklerin stratejik mantığını öne çıkarıyor; ABD'li yetkililer "havuç ve sopa" yaklaşımını ve Rus elitlerini ikna etme hedefini vurguluyor. Uluslararası yayınlar, Witkoff ve Kushner'in Moskova ve Kiev gezisini, ateşkes müzakerelerini ilerletmenin alternatif yolları olarak sunarken olası anlaşmaları ABD-Rusya ilişkilerini sıfırlama arayışı olarak çerçeveliyor. Yönetim içindeki görüş ayrılığı — bazı yetkililerin ekonomik teşviklerin Kremlin üzerindeki baskıyı zayıflatabileceği uyarısı — haberlerde açıkça işleniyor. Temsilciler Meclisi'nin "cehennem yaptırımları" tasarısını onaylaması ve Trump'ın imzalayacağını açıklaması, çift hatlı politikanın bir parçası olarak sunuluyor.
Haberlerin ayrıştığı noktalar
Kaynaklar olası anlaşmaların gerekçesi ve çerçevesi konusunda farklılaşıyor: bir kısım yayın bunu ABD'nin Rusya ile ilişkileri sıfırlama niyetinin ciddiyetini göstermesi ve Rus elitlerine barış için baskı yapma gerekçesi sunarken, diğerleri — özellikle bazı Ukrayna medyası — bu kayışı Trump'ın savaş çözülmeden Rusya ile iş yapılmayacağı yönündeki önceki sözünden bir kopuş ve Moskova'ya "yumuşama" olarak niteliyor. Bir diğer ayrışma ise olası bir liderler zirvesinin değeri üzerine: Ukrayna Dışişleri Bakanı Sybiha, Zelensky-Trump görüşmesinden enerji ve deniz saldırılarının durdurulması gibi somut adımlar çıkabileceğini söylerken, eski Ukrayna Büyükelçisi Chaly üçlü bir liderler zirvesini gerçekçi bulmadığını ve Moskova'nın ancak teslimiyet için görüşmeye yanaştığını savunuyor.
Arka plan
5 Eylül'de ABD'nin özel elçileri Steve Witkoff ve Jared Kushner Moskova'da Kremlin'de Vladimir Putin ile, ertesi gün Kiev'de Volodymyr Zelensky ile görüştü. Putin bu toplantıda Rus güçlerinin aylar içinde tüm Donbas'ı alacağını ve ağır bir kış için Ukrayna enerji altyapısına saldırı hazırlığında olduğunu söyledi; Kushner, Putin'in bir yıl önce aynı şeyi söylediğini hatırlattı. Elçiler döndükten sonra Trump 8 Eylül'de Putin ile telefonda görüştü ama Zelensky'yi aramadı; 9 Eylül'de "harika" dediği bu görüşmeden sonra Putin'in barış anlaşmasına hazır olduğunu söyledi. Trump geçen yıl Alaska öncesinde ABD'nin savaş çözülmeden Rusya ile iş yapmayacağını açıklamıştı; şimdiki yaklaşım bu sözden kopuş olarak sunuluyor. Olası işbirliği başlıkları arasında enerji, yatırımlar, nadir toprak metalleri, alüminyum, Arktik projeleri ve Rus doğalgazının Avrupa'ya satışı sayılıyor; masadaki spesifik anlaşmalar kamuoyuna yansımış değil. Ukrayna Dışişleri Bakanı, BM Genel Kurulu sırasında yapılacak olası bir Zelensky-Trump görüşmesinden enerji ve deniz saldırılarının durdurulması gibi sonuçlar bekliyor; Ukraynalı yetkililer ekimde üçlü ABD-Ukrayna-Rusya görüşmelerinin, enerji ve Karadeniz'deki saldırılara sınırlı bir ara verilmesini de kapsayabilecek şekilde yeniden başlayabileceğini değerlendiriyor. Bu başlıklardan ayrı bir hat olarak ABD Uluslararası Kalkınma Finansmanı Kurumu (DFC), Vodafone Ukraine'ın kritik telekomünikasyon altyapısının modernize edilmesini ve toplam 200 MW / 400 MWh kapasiteli altı sahalık enerji depolama sistemleri portföyünü finanse edecek; Ukrayna Ekonomi ve Çevre Bakanlığı bunun 600 bin haneye iki saat elektrik sağlayabileceğini tahmin ediyor.