Yayımlanma: · Güncelleme:

KIIS anketi: Zelensky'ye güven ankete katılan dönemde yüzde 43'ten 57'ye yükseldi

Kyiv Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü'nün (KIIS) 8-16 Ekim 2026 tarihlerinde 1.031 Ukrayna vatandaşıyla yaptığı telefon anketine göre, Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky'ye güvenenlerin oranı yüzde 54 olurken güvenmeyenlerin oranı yüzde 41 olarak ölçüldü. Anketin 8-9 Ekim bölümünde güven oranı yüzde 43 iken 10-16 Ekim bölümünde yüzde 57'ye çıktı. KIIS, bu sıçramayı ABD'nin Ukrayna'ya yönelik baskısının tetiklediği bir "bayrak etrafında kenetlenme" etkisi olarak değerlendirdi.

Öne çıkanlar

  • KIIS anketi (8-16 Ekim 2026): Zelensky'ye güven %54, güvensizlik %41; güven dengesi +13 puan.
  • Anketin ilk iki gününde (8-9 Ekim, 274 kişi) güven %43, güvensizlik %52 iken 10-16 Ekim'de (757 kişi) güven %57, güvensizlik %39 olarak ölçüldü.
  • Sonuçlar ağustos sonu – eylül başındaki oranlarla (yine %54 güven, %41 güvensizlik) örtüşüyor; yani aylık bazda değişim yok.
  • KIYS İcra Direktörü Anton Hrushetsky artışı ABD baskısına yanıt olarak "bayrak etrafında kenetlenme" etkisi olarak nitelendirdi ve 2022'ye kıyasla etkinin daha kısa sürdüğünü söyledi.
  • 19 Ekim'de ABD Başkanı Donald Trump, "Ukrayna adına müzakere yürütme zamanı bir başkasının" dedi ve "dizel anlaşması"nın ardından Zelensky'ye yönelik eleştirilerini sürdürdü.
  • Trump, Rusya'ya baskı kurmayı hedefleyen iki partili "Lindsey Graham Yasası" kapsamındaki önemli yaptırım, gümrük vergisi ve kısıtlamaları durdurdu.
  • Ankete göre Ukrayna vatandaşlarının %73'ü müzakerelerde daha uzlaşmacı bir tutuma karşı çıkıyor; %20'si böyle bir yaklaşımı destekliyor.

Neden önemli

Anket, ABD'nin Ukrayna'ya yönelik baskısının Zelensky'nin kamuoyu desteğinde kısa süreli bir sıçrama yarattığını, ancak aylık bazda kalıcı bir artışa yol açmadığını gösteriyor. Aynı zamanda Ukrayna kamuoyunun Rusya ile müzakerelerde daha uzlaşmacı bir tutuma karşı güçlü bir direniş sergilediğini (%73) ortaya koyuyor. Bu bulgular, Zelensky'nin iç siyasi desteğini ve ABD'nin Ukrayna ile Rusya politikasına ilişkin uluslararası tartışmayı doğrudan etkileyebilir. Öte yandan, anketin kısa dönem dilimleri için örneklem büyüklüğü sınırlı ve hata payı genel örnekleme kıyasla daha yüksek olduğundan, ani değişimler değerlendirilirken dikkatli olunması gerekiyor.

Ne oldu

Kyiv Uluslararası Sosyoloji Enstitüsü (KIIS), 8-16 Ekim 2026 tarihleri arasında Ukrayna hükümetinin kontrolündeki topraklarda yaşayan 1.031 yetişkinle telefon görüşmesi (CATI) yöntemiyle anket gerçekleştirdi. Genel örneklemde Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky'ye güvenenlerin oranı %54, güvenmeyenlerin oranı %41 olarak ölçüldü; güven dengesi +13 puan oldu.

Anketin ilk iki gününde (8-9 Ekim, 274 kişi) güven %43, güvensizlik %52 seviyesindeyken, 10-16 Ekim arasında (757 kişi) güven %57'ye yükseldi, güvensizlik %39'a geriledi. KIIS, bu sıçramanın anketin başlangıcında olağan görülen metodolojik sapmalardan belirgin şekilde büyük olduğunu vurguladı.

KIIS İcra Direktörü Anton Hrushetsky, bu artışı ABD'nin Ukrayna'ya yönelik baskısına yanıt olarak değerlendirdiği "bayrak etrafında kenetlenme" etkisiyle açıkladı. Hrushetsky, "dizel anlaşması" ve ABD baskısı olmasaydı güvenin ilk kez %50'nin altına düşmüş olabileceğini belirtti. Aynı zamanda 2025'teki benzer etkinin 2022'ye göre daha küçük ölçekli ve daha kısa süreli olduğunu, şimdikinin de daha kısa olabileceğini söyledi. Genel aylık oranların ağustos sonu – eylül başıyla tıpatıp aynı olduğunu hatırlatan KIIS, sıçramanın kalıcılığının Batılı ortakların eylem ve iletişimine Zelensky'nin iç politikasına bağlı olduğunu kaydetti.

Ukrayna kaynakları olayı nasıl aktarıyor

Ukrayna merkezli yayınlar (Радіо Свобода, Forbes Ukraine, ЛІГА.net LB.ua, Бабель, LIGA.net), anketin 8-9 Ekim'den 10-16 Ekim'e kadar Zelensky'ye güvenin %43'ten %57'ye çıktığı kısa dönem sıçramasına özellikle dikkat çekti. Aynı zamanda aylık genel oranların (%54'e karşı %41) değişmediğini vurguladılar. KIIS'in bu artışı ABD baskısına yanıt olarak değerlendirdiği "bayrak etrafında kenetlenme" etkisi yorumu öne çıkarıldı ve etkinin kalıcılığının belirsiz olduğu kaydedildi. Sıçrama, Zelensky'nin Trump'ın politika değişikliğini eleştirmesi, ABD-Rusya "dizel anlaşması" ve müzakerelerde daha uzlaşmacı bir tutuma karşı sert Ukrayna direnişiyle birlikte sunuldu. Bu çerçevede anket, kamuoyunun Zelensky'nin çevresinde nasıl ve neden kısa süreliğine kenetlendiğini gösteren bir iç siyasi pusula olarak okunuyor.

Uluslararası kaynaklar olayı nasıl aktarıyor

Uluslararası haberlerde anket, Trump'ın Zelensky'ye yönelik eleştirileri, "Ukrayna adına müzakere yürütme zamanı bir başkasının" açıklaması ve savaşı sona erdirme vurgusuyla birlikte çerçevelendi. Trump'ın iki partili "Lindsey Graham Yasası" kapsamındaki önemli yaptırım, gümrük vergisi ve kısıtlamaları durdurması ile Trump'ın Vladimir Putin ile telefon görüşmesinin ardından açıklanan ABD-Rusya "dizel anlaşması" önemli bağlam olarak öne çıkarıldı. Hem Ukrayna hem AB'nin bu anlaşmayı eleştirdiği belirtildi. Anket, uluslararası baskı ve politika gelişmelerinin Ukrayna iç desteğini nasıl etkilediğini gösteren bir veri noktası olarak uluslararası politik gündeme yerleştirildi.

Haberlerin ayrıştığı noktalar

Ukrayna kaynakları "dizel anlaşması"nın kamuya duyurulma tarihinde anlaşmazlık içindedir: Радіо Свобода anlaşmanın 9 Ekim'de duyurulduğunu aktarırken, LIGA.net anlaşmanın ayın başında duyurulduğunu belirtmiş ancak kesin tarih vermemiştir.

Arka plan

KIIS telefon anketi 8-16 Ekim 2026'da hükümet kontrolündeki topraklarda yaşayan 1.031 yetişkinle yapıldı; geçici olarak işgal edilen topraklardaki sakinlerle 24 Şubat 2022 sonrası yurt dışına çıkan kişiler örneklem dışı bırakıldı. Genel örneklemde Zelensky'ye güven %54, güvensizlik %41 ve güven dengesi +13 puan olarak ölçüldü. KIIS İcra Direktörü Anton Hrushetsky, bu değişimi "bayrak etrafında kenetlenme" etkisi olarak yorumladı ve önceki benzer etkilerin 2022'ye göre daha küçük ölçekli ve daha kısa süreli olduğunu söyledi. Anket, ABD-Rusya "dizel anlaşması"nın duyurulması, bu anlaşmaya Ukrayna ve AB'nin tepkisi, Trump'ın Zelensky'ye yönelik artan eleştirileri ve "Lindsey Graham Yasası" kapsamındaki yaptırım paketinin askıya alınması ardından yapıldı.